|
MALİYE BUNU HEP YAPIYOR!!! |
|
|
|
|
Yazar Ali Karapur
|
|
Salı, 19 Ekim 2010 09:46 |
|
Yargı'dan Maliye'ye damga vergisi dersi
Maliye Bakanlığı'nın bazı konulardaki ısrarına hiç anlam veremiyorum.
Pek çok örneği vardır. Bakanlık bir uygulama yapar, mükellef dava açar kazanır.
Belli ki Yargı uygulama yanlış demiştir.
Ama iş bununla bitmez.
Bakanlık ısrarla aynı uygulamayı yapmaya devam eder, mükellefte dava açıp kazanmaya.
Bakanlığın memurunun, mükellefin ve en önemlisi yargının zaten çok az olan zamanı bu gereksiz ısrar yüzünden boşa harcanmaya devam eder.
Üstelik Devlet para da kaybeder bu işten.
Dava açıp kazanan mükellefler yargılama için yaptığı masrafları da geri alırlar devletten.
En çok belge düzeni ile ilgili konularda karşılaşıldı bu örneklerle. Bakanlık tebliğlerle yetkisi olmayan düzenlemeler yaptı, bu düzenlemelere istinaden cezalar kesti ama dava açan herkeste kazandı sonuçta.
Şimdi bunun bir örneği de damga vergisi ile ilgili yaşanıyor. Konu yeminli mali müşavirlerle mükellefler arasında düzenlenen tasdik sözleşmeleri.
Bakanlık gerçekte tek örnek düzenlenmiş bu sözleşmelerin 2 örnek düzenlenmesi gerektiğini gerekçe göstererek ve 2005 yılından başlamak üzere geriye doğru tüm sözleşmelere ilişkin damga vergisi almaya çalışıyor.
Tabi istenen damga vergisi ile sınırlı değil. Ceza ve geçmiş yılların gecikme zammı da var.
Hem mükellefler hem de meslek mensupları sözleşmelerin tek örnek düzenlenmiş olduğunu olmayan ikinci örnek için damga vergisi istenemeyeceğini gerekçe göstererek itiraz ediyorlar.
Gerekçe son derece haklı. Damga vergisi kağıt üzerinden alınan bir vergidir. Yani kağıt yoksa damga vergisi de yoktur.
Aslında Bakanlık iki örnek düzenlemeliydiniz diye istiyor bu vergiyi. Ama Bakanlığın sözleşme iki örnek olmalı demesinin de hukuki gerekçesi yok.
Nitekim sonuç değişmiyor olay yargıya gidiyor. Davalar sonuçlanmaya başladı. Bakın İzmir’deki bir Vergi Mahkemesi nasıl bir hukuk dersi veriyor:
“…. Yeminli Mali Müşavirlerin tasdik edecekleri belgeler tasdik konuları ve tasdike ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği düzenlenmiş olup, söz konusu hususlar arasında sözleşmelerin kaç nüsha düzenleneceği konusunda idareye bir takdir yetkisi tanınmamış iken, karşılıklı olarak bir veya iki veya daha fazla nüsha düzenlenmesi mümkün olan sözleşmenin örnek olarak tebliğ ekinde verilen sözleşme örneğinde sözleşmenin iki nüsha düzenlendiğinin yazılı olmasından hareketle eksik nüsha düzenlendiği halde ikinci nüshaya ait damga vergisinin beyan dışı bırakıldığı varsayımına dayanmaktadır.”
Mahkeme bu gerekçeyle mükellefi haklı buluyor ve istenen damga vergisini kaldırıyor.
Ama sonuç değişmeyecek. Bakanlık ısrar edecek. Yine bir sürü zaman boşa harcanacak. Yine davalara açılacak. Yine tonlarca yazışmalar yapılacak, kağıtlar harcanacak. Yine postacılar vergi daireleri, mahkeme ve mükellef üçgeninde koşuşturacak.
Yine mükellefler “yahu kardeşim, madem bu vergiyi isteyecektiniz zamanında isteseniz bunlar üç kuruş para öder geçerdik üzmezdik sizi 5 senedir aklınız neredeydi ?” diye soracak.
Yani yine Bakanlığın işine akıl ermeyecek.
Atilla DÖLARSLAN /
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
/ Gözlem
|
|
Salı, 19 Ekim 2010 09:48 tarihinde güncellendi |