KENDİ ŞİRKETİNİZİN KASASINDAN PARA ALAMAYACAKSINIZ! PDF Yazdır E-posta

Bu yazıya eklenmiş dosyalar:

Yazar Ali Karapur   
Perşembe, 22 Eylül 2011 12:13

Kendi Şirketinizin Kasasından para alamayacaksınız!


Alırsanız ne olacak? Yeni TTK göre üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılacaksınız.

Özellikle kurumsal yapısı oturmamış şirketlerde “ortaklar cari hesabı” çok çalışan bir hesaptır. Bu hesap, muhasebecilerin de aslında pek hoşlanmadığı ama kayıtlarda “can simidi” olarak sıklıkla kullandığı bir hesaptır.

Bu hesap, genellikle patronun kredi kartı ödemesi, Taksit ödemeleri, çocuğunun okul taksiti, ev ihtiyaçları gibi şahsi ödeme ve harcamaların izlendiği hesaptır.  Adeta patronun cebi gibidir.

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan yeni TTK göre şirketlerin, ortakları ve patronları
şirketten para çekmesini yasaklamıştır. Yanı artık şirketinizin kasasından para alamayacaksınız.

Yeni Ticaret Kanunundaki düzenleme aynen şu şekilde;

II - Pay sahiplerinin şirkete borçlanma yasağı:

MADDE 358- İştirak taahhüdünden doğan borç hariç, pay sahipleri şirkete borçlanamaz. Eğer, borç, şirketle, şirketin işletme konusu ve pay sahibinin işletmesi gereği olarak yapılmış bulunan bir işlemden doğmuş olsa dahi emsalleriyle aynı veya benzer şartlara tabi tutulur.

VI - Şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı:

MADDE 395- Yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz.

Yönetim kurulu üyesi, yakınları, kendisinin ve söz konusu yakınlarının ortağı oldukları şahıs şirketleri ve en az yüzde yirmisine katıldıkları sermaye şirketleri, şirkete nakit veya ayın borçlanamazlar. Bu kişiler için şirket kefalet, garanti ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez, bunların borçlarını devralamaz.

Ancak 202. madde hükmü saklı kalmak şartıyla, şirketler topluluğuna dâhil şirketler birbirlerine kefil olabilir ve garanti verebilirler. Bankacılık Kanununun özel hükümleri saklıdır.

Borç alır veya verirse ne olur;

MADDE 562-

a) 349. maddesine aykırı beyanda bulunan kurucular, b) 351. maddesine aykırı rapor veren kurum denetçisi, c) 358. maddesine aykırı olarak şirkete borçlananlar, d) 395. maddesine aykırı olarak şirkete borçlananlar,  üçyüz günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılırlar. Vergisel boyutu hariç.

Yukarıdaki düzenleme çok ciddi sonuçları olan ve şirket denetçilerinin kontrol edip raporlamadıkları takdirde ayrıca cezai işleme muhatap tutulacakları bir düzenlemedir. Yeni TTK şirket ile ortakları birbirinden ayrıştırmayı amaçlayan bir mantık ile kaleme alınmıştır. Şirket, ortaklarından veya sahiplerinden ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir. Bu ilke, şirketin şeffaf, hesap verilebilir ve kurumsal bir yapıya sahip olması için önemli bir kriterdir. Bu ilke çerçevesinde şirket sahiplerinin ve yöneticilerinin şirkete borçlanmaları yasaklanmıştır. Bu yasak, uygulamada birçok sorunu beraberinde getirecek fakat bu sorunlar zaman içerisinde oluşan içtihatlarla aşılacaktır. Şirket ortakları ve yöneticileri bu yasakla ilgili bir sorun yaşamamak için ne yapmalıdır? Şirket ortak ve yöneticilerinin şirketten alacakları paranın mutlaka hukuki ve geçerli makul bir dayanağı olmalıdır.

Nedir bu geçerli ödemeler?

Ücret ve Huzur Hakları; Bu tür ödemeler gelir vergisi ve bazı durumlarda SGK kesintilerine tabidir.

Kar Payı; Kar payı ödemeleri %15 gelir vergisi stopajına tabi olup bazı durumlarda ortaklar açısından ayrıca menkul sermaye iradı olarak beyana tabi olabilmektedir.

Faiz; Şirket sahip, ortak ve yöneticileri, şirkete verdikleri borçlara karşılık (belli koşullarla) faiz almaları mümkündür. Ancak burada örtülü sermaye ve transfer fiyatlaması tabi tutulur. Bu tür faiz gelirleri, elde edenler açısından menkul sermaye iradı olarak beyana tabidir.

Kira; şirket sahip, ortak ve yöneticilerin, sahip olduğu menkul veya gayrimenkul malları veya hakları şirkete kiraya vermeleri ve bunun karşılığında emsallerine uygun seviyede kira alması mümkündür.

Mal veya Hizmet Satışı; Şirket sahip, ortak veya yöneticileri, kendi işleri nedeniyle rekabet yasağı kapsamına girmeyen şekilde ortak veya yönetici oldukları şirketlere mal veya hizmet satabilirler. Bu tür ilişkilerde emsallere uygun fiyatlandırma esası önemlidir.

Yukarıda saydığımız şekilde hukuki ve makul dayanağı bulunan ödemelerin dışında şirket sahip, ortak ve yöneticilerin keyfi olarak şirketten para çekmesi yasaktır.

Perşembe, 22 Eylül 2011 12:14 tarihinde güncellendi
 

bottom
© VKC Bilişim - Muhasebe Türk